Ana içeriğe atla

Yayınlar

tiyatro etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Üstü Kalsın - Tiyatro Gerçek

Tiyatro gerçek mi? Tiyatro Gerçek.

  Hakan Gerçek'in gittiğim ilk oyunu Üstü Kalsın'dı. Yanlış hatırlamıyorsam Yekta Kopan'ın programında gördüm bu oyunun tanıtımını. Kim Sevda Sözleri'ni okuyup da bu oyun sahneleneceği için heyecanlanmaz? Öyle bir heyecan sardı ki beni, küçük bir çocuktum adeta. Vitrindeki oyuncağı çok beğenip de benim olur mu diye meraklanmış gibi.
  Tiyatro günümüzde büyük sıkıntılar yaşıyor malumunuz. Devlet tiyatroları ayrı çekiyor özel tiyatrolar ayrı. Bir oyunun da başka şehirlere taşınması özveri istiyor, emek istiyor. Güzel bir oyun görünce hem heyecanlanıyor hem İzmir'e ne zaman gelir diye endişeye kapılıyorum. Kimi oyunlar İzmir'e geliyor, bu sefer de sizin uygun olmayan bir anınıza denk düşüyor.

Mozart - Saraydan Kız Kaçırma

İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin sergilediği 3 perde Saraydan Kız Kaçırma'yı izledim hafta başında. Toplum olarak operaya biraz önyargılıyız. Zaten kardeşimi benimle gelmesi için ikna etmem de zor oldu. Bence bu önyargının haklı sebebi de aryaların anlaşılmazlığı.
  16. yy Osmanlı Devleti'nde geçen hikaye oldukça trajedik ve acıklı. Sevgilisi Konstanze'nin esir düşerek Selim Paşa'ya satılması Belmonte'yi İspanya'dan saraya kadar sürükler. Açılış sahnesi Belmonte'nin sarayın önüne gelmesiyle başlar. Sevgilisine olan aşkını dile getirdikten sonra oyunun en renkli kişisi ve sarayın bekçisi Osman gelir. Osman Belmonte'yi kovalar ve bir hışım içeri girer. Bu sırada Pedrillo gelir. Belmonte'nin sadık uşağı Pedrillo saraya bahçıvan olarak girmeyi başarmıştır. Belmonte oralarda dolaşırken Pedrillo'yu görür, çok sevinir ve hemen planı yaparlar.

Mitch Leigh - Mançalı Şövalye

Seneler seneler evvel okulun edebiyat dergisinde çalışmıştım. Bu dergi vesilesiyle Devlet Opera ve Balesi Elhamra sahnesinde gösterimlerin kostüm tasarımcısı Sevda Hanım'la röpartaj yapmıştık. Daha bir tek opera müzikal izlemeden -yani sahneden evvel- mutfağı görmüştüm böylece. O zamanlar röportaj yaptığımız hanımın adı Sevda diye Kostüm Sevdası idi başlık. Ah lise!
  Bu senelerden beri uhdeydi benim için Elhamra'da bir gösterim izlemek. Nihayet Pazartesi günü de hayatımda ilk defa bir müzikal izledim, ve Elhamra'da izledim.

Genco Erkal Tiyatrosu'na İzleyici Bakışı

Genco Erkal, 1938 yılında doğmuş usta tiyatro sanatçımız. 1969 yılında kurduğu Dostlar Tiyatrosu bugün neredeyse annemle yaşıt. Şimdiye dek oynadığı ve yönettiği oyunları saymak benim gibi bir yeni yetme için oldukça zor. Türkiye'nin içinden geçtiği pek çok sürece yaşayarak dahil olmuş ve sıkıntılarını çekmiş birisi aynı zamanda. Ancak çizgisi benim yetiştiğim yıllara da yön verdi. Lisedeyken Fazıl Say ile sergilediği Nazım Hikmet Oratoryosu'nu youtube üzerinden onlarca kez izlemişimdir.
  Sizlere de Genco Erkal'ı biyogrofik olarak değil, son 5 oyunundan izlediğim 4 eserle anlatmak istiyorum. Bu yüzden "izleyici bakışı" olarak yorumluyorum bu yazımı. Son 5 oyunundan sadece Marx'ın Dönüşü'nü izleyemedim. Lise sondan beri görmek istediğim bu oyun benim için henüz bir uhde.

  Ben Bertolt Brecht (2011)
  Nereye Gidiyoruz? (2010)
  Kerem Gibi (2009)
  Marx'ın Dönüşü (2008)
  Sivas '93 (2007)

30. İzmir Tiyatro Günleri

Yılın en sevdiğim günleri gelmiş bulunmakta. Mart'ın sonu Nisan'ın başlarındaki İzmir Tiyatro Günleri ile pek çok oyunu izleme imkanı buluyoruz. Hem sezon içinde İzmir'e yolu düşmemiş tiyatro toplulukları geliyor hem de bilet fiyatları epey uygun oluyor.
  Bu sene de 31.si düzenlenecek Tiyatro Günleri başlamadan evvel geçen yılki nasıldı bir hatırlayalım istedim. Geçen yıl elimi çabuk tutup her oyuna bilet almıştım. Ancak bir hafta içinde 6 oyun izlemek, her akşam tiyatroda olmak demekti neredeyse. Bu biraz yorucuydu açıkçası. Ama pek çok güzel oyunu izleme hazzı herşeyin üzerindedir!


Ölümüne

Sanat, Tiyatro Gerçek

Geçen hafta yoğun sınav temposu arasında bir oyun gördüm. Aslında oyunu biliyordum, gitmek istediğim bir oyundu. Yatayım da gidip gitmeyeceğime yarın karar veririm dedim.
  Bir o yana bir bu yana döndüm, belki bir saat geçti. Uykum gelmedi bir türlü. İnsomniak bir insanım, zamanında uyku için tedavi almışlığım bile olduğundan aldırmadım başta. Sonra içimi kemiren kurdu buldum ve hemen kalkıp online aldım biletimi.

Macbeth, Trafalgar Studios, London

Tiyatro izlemeyi çok severim. Ancak ilkokulda okumuş olduğum Cimri'den bu yana tiyatro eseri okuma meselesine fazla eğilmemiştim. Geçen sene İzmir Tüyap'tan aldığım Macbeth'i de neredeyse bir sene sonra okudum. Fakat tiyatroyu okumak da en az izlemek kadar güzel. Ben Hasan Ali Yücel çevirilerinden aldım kitabı, çevirmeni de Sabahattin Eyüboğlu gibi usta  bir isim. Bir de önsöz ve giriş diye iki bölüm hazırlamışlar ki, eserin kendisini bir günde; özsöz ve giriş bölümünü iki günde bitirdim. Önsöz ve Giriş bölümlerinde Shakespeare tiyatroculuğuna ve dönemin tiyatro anlayışına değinilmiş. Ayrıca Macbeth eserinin ilham kaynağı olan tarihi olayların da bir özeti mevcuttu. Yani ben hem çeviriden, hem de Macbeth'i gerçekten daha iyi algılamamı sağlamış giriş ve önsöz kısmından çok memnun kaldım.